s o k a ğ ı n z r a p o r u .buzdağının ötesi (ıı) dün

2012-12-14 11:58:00

 

                  s     o     k    a        ğ         ı        n        z        r       a          p         o        r           u            

 

 

 

                                   b  u  z  d  a  ğ  ı  n  ı  n   ö  t  e  s  i  ( ıı )

                                              

                                              dünya sokaklarında bir gezgin  ve 51.şehrin     

                                              hikayesi..komünist mustafa’ ile  söyleşi.. 

                                          

                                        çocuklar için faşizm 

 

                                                    çocuklar da anlayabilir
                                                    dayak yemektir serseri bir babadan
                                                    karanlık odaya kapatılmaktır
                                                    hakkını istemekte direttiğin zaman

                                                    üvey ana, yarı güleç öksüze
                                                    sabunlu eliyle tokadı yapıştırır
                                                    henüz yaslıdır çocuk henüz dayanıksızdır
                                                    yıldırmaktır amaç esir etmektir
                                                    çocuk faşizmi yanağında tanır

                                                    onlar niçin böyle çirkin olurlar
                                                    bir tek güzel faşist yaşamamıştır
                                                    anlamlı sorulardır bunlar çocuklar size
                                                    okullar bu dersi öğretmiyorlar

                                                    nerde bir kuvvet birikmişse haksız
                                                    nerde bir zartzurt ya da cartcurt
                                                    nerde elimizden kapılmışsa ekmek
                                                    işte çocuklar faşizm ordadır

                                                    hepimiz elele tutuşmalıyız
                                                    korkmadan yürümek için gecenin ötesine
                                                    güneş nasıl olsa doğacaktır
                                                    horozlar ötmeye başlar başlamaz

                                                                                            ergin günçe

 

sokağın poetikası...:

 

   seninle  ilk karşılaştığımızda  hep bir yerlere gitmek istiyordun . başka şehirler başka sokaklar  diyordun . son görüştüğümüzde yine aynı planlar..

   sence gitmek için plana gerek var mı.sokakta plan olur mu ..ve neden  gitmek..

mustafa:

- eskiden planı başkaları kurardı. ben kurulan planda plansız kaçardım polisten ordan buradan. ve giderdim .şimdi ise planı kuranda benim kendimi yola çıkaran da ben.

 yaşam zaten başlı başına plansızlık değil midir.. bir plan var o da bizim planımız değil..

 

 

 

 

sokağın poetikası...:

  burada bi parantez.. valter benjamin ‘ in bir sözü var .

  (bir şey var ki ancak ölümle telafi edilebilir 

  on beşimizdeyken kaçmamış olmak. )

  sanki bu sözü doğrulamak için yaşıyor gibisin ve valter bejamin’in yüzünü kara çıkartmama çabası içindesin .. bu çaba ne zamana kadar sürecek...

 mustafa:

 içimdeki ruhu kaybettiğim zamana kadar .. evet bir yolculuk daha düşlüyorum.

 ve bunu mutlaka yapacağım. ölümüme de karar veren ben olacağım.

 hiç ölüme otostop çekmeyi düşündün mü …

sokağın poetikası...:

 ölüme otostop çekmek mi nasıl yani.. nasıl düşüneyim .ilk kez duyuyorum senden

 ruh nereye gider peki. ölüme seni ne kadar taşıyabilir .. ne kadar uzaklara..

 sen en iyisi şu ölümden devam et .açar mısın biraz şu ölüme otostopu….

 

mustafa:

 ruh gidince ölüme otostop başlar bende .otostop bana göre bir iletişim

 bir ulaşmışlık. kimi şeyhe kime müride. kimi başka başka şeylere.. kimi ise nirvanaya

 ölüme  otostop ise benim artık ruh ve enerjı boyutumun değişmesi…

yani hep kamyon taksi plakalarına çektik.. hiç kimse kendi arabasına otostop çekti mi..

 işte benim arabam ölüm olacak ona otostop çekmek…

sokağın poetikası...:

 peki bi de çok jeack kerouac . o da senin kafadan duydun mu..

 yolda  diye roman yazmış .beat kuşağından

mustafa:

valla duydum ama henüz okuyamadım..

 sokağın poetikası...:

 nirvanaya yaklaşınca ya da  hep yollarda olunca

 ,,,,,,,,,,,,,neyse buna tekrar döneriz..

mustafa:

 anlamadım     

sokağın poetikası...:

 sen şu hikayeyi bi anlatır mısın . kendi arabanıza  otostopu.yani  kendi babanın arabasına..

mustafa:

 asiliğim çocukluğumdan başladı. babamın arabasına  sinyal çekmekle..

 kim kendi babasına sokakta sinyal çeker ki..

 beşiktaş stadının ışıklarında. kafa nirvana. beden neyzen..

 ışıklarda arabalardan para istiyoruz sinyaldeyiz yani ..

 bir araba gördüm. çok tanıdık bu araba dedim kendikendime ..

 yani halüsinasyon bile bu kadar tanıdık bir olayı gösteremez ..

 yani gerçek.. baktım babamın arabası.. babam arabadan çıktı.

 ben camları kırmaya başladım. polis geldi :

-özür dilerim efendim bu çocuklardan çok çekiyoruz dedi..

 polise dönüp  o benim babam dedim.

 polis ne halin varsa gör der gibi gitti.

 baba ışık yandı ve gitti.

 şimdi her ışık yandığında birileri gidiyor.

 birileri duruyor. ama durma mesafesi çok kısa

 ben de hep yollara gidiş ışığımı yaktım..

sokağın poetikası...:

 peki o zaman baban da olsa fark etmiyor yani giden  gidiyor..

mustafa:

 öyle değil midir..

sokağın poetikası...:

 gidenler ve gelenler değişiyor o kadar  ..öyle mi sence de..

 mustafa:

 gelen benim için gelmiyor gidenlerle zaten bir tanışıklığım yok

 aynen öyle

sokağın poetikası...:

 babadan girdik madem . şöyle bir kısa yolculuk yapalım mı senin

 geçmişine doğru o zaman .. yolu geri çevirebilirim biraz..

 nedir seni ve babanı bu kadar birbirinizi tanımaz hale getiren.

 nerde başladı serüven... ve ilk kaçış hikayen..

mustafa:

 her çevriliş de bir yoldur

 ilk durağa dönüş.

yaşamın..

mustafa:

 ben çok iyi bir aileden geldim.

ve süper bir anne.bilgili donanımlı. karşı taraf  güç  baba..

 her şey var elimde. ne istersem.. ama eksik olan bi şeyler de olanlarla devam ediyordu..

 tamamlanamıyordu. ve babamın gelmediği günlerde hep kaçardım sokağa .

 belki kimsenin görmediği şeyleri gördüm. silahlarla tanıştım. insanları  nasıl susturduklarına şahit oldum . koskoca emniyet müdürlerinin el pençe divan durduklarını gördüm. küçüktüm  ama korkmuyordum.

sokağın poetikası...:

 kaç yaşındaydın o zamanlar

mustafa:

 10-11  yaşlarında filan..

 

sokağın poetikası...:

hımm  daha 15 e çok var

 sen benjamin’den önce davranmışsın yani..

mustafa:

 ilk kaçışım

 kendi mahallemde  bir boş binaya . sonra sarıyer  sahiline . sonra bakırköy..

sokağın poetikası...:

 mekan  istanbul değil sanırım önce.

 yolculuk samsunda başlamadı mı.. ilk kaçış serüveni..

mustafa:

 büyük kaçış  orası. iyi bir okulda  sigaraya başlamamla..

sokağın poetikası...:

 benim tanıdığım sokak çocuklarının mardinli diyarbakırlı kürt çocukları ve ya romanlar.

 sen ikisi de değilsin sanırım. senin derdin neydi samsun dan İstanbul a

 zaten bahsettin biraz ama..

mustafa:

 şimdi asıl aile İstanbul da idi zaten. anne  baba.

sokağın poetikası...:

 samsundan pek çıkmaz sokak çocuğu ve  bu türden kaçışlar öyle değil mi ..

mustafa:

 ben samsun da  yatılı okulda idim o zamanlar .

sokağın poetikası...:

 samsun da yatılı okul . ha evet  o günlerden de  bahsetmek   lazım

  bende sınavlarına girmiş ikinci sınavı kazanamamıştım..

mustafa:

 gece baktığımda yollar görünüyordu. okul tepede idi. hep

 bu arabalar nereye gidiyor nereden geliyor diye düşünür  gece kalkar hep o yollara bakardım. farklı bir şey oluştu. yatılı okulda serseri tabir ettiğimiz  çocuklar abiler

 kazan dairesinde  sigara içerlerdi.  beni aralarına almazlardı . ben de marlboro

 içersem alırlar diyerek onlara sigara alırdım. ve beni aralarına aldılar . finansör oldum

 ve sonra diğer alkol vs. vs .maddeler…

sokağın poetikası...:

  isyana katılmak için gerekli koşulları hazırlamaya başladın yani..

mustafa:

 aynen. altınbaş rakıyı  ilk o zaman tanıdım.

sokağın poetikası...:

 o zaman sen aralarına katıldın siz birlikte bi güç oldunuz… 

 peki daha önce bir güç değil miydin..

mustafa:

 daha önce güç değildim. kendi düşleri  etrafında dolanan yolları sokakları düşünen biri idim.

 

 

sokağın poetikası...:

 neden kazandairesinde..toplanıp gizli gizli..

mustafa:

 nedeni . gizli yer olması  evet.

sence özgürlük de öyle midir ..

 gizlilik mi gerektirir yoksa  bu yasaklanmayla mı alakalı.düşlerin yasaklanması vs..

mustafa:

 bunların yanına  çıkamıyorsam. bişeyler  yapmam lazım diyerek onlara karıştım.

 ve artık onları yönetmeye başladım. ve borç para verir faiziyle  geri alırdım.

 5 defa disiplin cezası yedim. ama kimse okuldan atmaya cesaret edemedi.

 din dersine hiç girmedim. hocaların bir çoğu sevmezdi beni. çünkü müdürden

 torpilim vardı. hatırlarsan izmir’de de öyleydi.. yani nere gitsem bir torpil çıkıyordu

 bana. ben istemeden ama..

sokağın poetikası...:

  izmir ‘e sonra gelelim istersen. daha 11-15 yaş  arasındayız. hızlı gitmeyelim .vaktimiz çok.. benim merak ettiğim bi şey  var. sen dedin ya  marllboroyu

 aldım   içlerine girdim  sonra yönetmeye başladım . nasıl bi yönetimdi bu .

 sizi yönetenlerin yönetim biçiminden farkı neydi ..

mustafa:

 fark yoktu hiç..

sokağın poetikası...:

 peki bir yönetim varken neden başka bir yönetime gerek duyulur sence ..

mustafa:

 bizi yönetenlere karşı güçlü olmak . etraf oluşturmak ve yemeğin en güzelini yemek için elbet..

 sokağın poetikası...:

 bir güç birliği diyelim o zaman . direnme gücü mü yani..

mustafa:

 abilerimiz beni yok yazmazdı . ziyaretçiler dizisini izleyebilirdim.

 erken yatmazdım . çoraplarımı başkasına yıkatırdım. çantamı başkası taşırdı . gezerken

 10.15 kişi gezerdik ve   liderdim..

sokağın poetikası...:

 anladım

mustafa:

 insanları kendi biçimimle yönetmek. hoşuma gidiyordu . babadan geçti bu özenti belki de..

sokağın poetikası...:

 bir insan birine neden çorabını yıkatır . bunda bi sakatlık yok mu..

mustafa:

 yok.

 

 

sokağın poetikası...:

 lider olmakla mı ilgili..

mustafa:

 o dönem yok.

sokağın poetikası...:

 tabii  farkındayım. o zamanlar geçerli tüm bunlar.

mustafa:

 benim çorabımı  yıkadığı zaman, en azından onun da başkalarına karşı gücü oluşuyordu. arada bir etrafımda bulunuyordu bunun için . ..

sokağın poetikası...:

   daha çorapların bütün gün ayaklarda kalmaktan sıkıldığı ayakların nefes almadığı günlere gelmedik  oraya da geleceğiz . anlıyorum..

mustafa:

işte ben  insanları böyle böyle tanıdım..

sokağın poetikası...:

 senin çorabını yıkamak seninle  gezmek  bir çeşit kabul görme onay durumu yani

mustafa:

 onlar  için bir zevk mi ne ise. evet bu doğru cümle. hepside namaz kılardı.

sokağın poetikası...:

 itaat tamdı yani. zorunlu muydu peki namaz kılmak..

mustafa:

 düşünsene şarap içiyorum . kadehimi doldurup ben namazımı eda edip geleyim derdim.

sokağın poetikası...:

 baskı var mıydı peki  çocukların üstünde..

mustafa:

 baskı yok  ama .zaten gücüm var bu başlı başına bir baskı değil mi..

sokağın poetikası...:

 sen şaraba takılıyordun yine. içeride mi .dışarıda mı. yani kazan dairesi faal mi hala..

mustafa:

 hem para hem etraf . hem giyim kuşam .okul  dışarıda  öyle  para pul sökmez. kılık kıyafet de sökmez . taktikler değişir. akıl  mantık sokakta geçerli   ve  taktik olarak en cüsselileri yanında bulundurursun. aptal olanları  ama bedeni olanı..

sokağın poetikası...:

 evet sokağın gücü.. hayal gücüyle birleşiyor öyle  değil mi ..

 güce karşı güç var yine de..

mustafa:

 aynen .

 

 

 

 

sokağın poetikası...:

 var olmak ayakta kalmak  için .

mustafa:

öyle ayakta değil.. sokakta kalabilmek yaşayabilmek  için.

sokağın poetikası...:

 sokakta daha çok mu güce ihtiyaç var peki. ayakta durabilmek  var olabilmek  varoluşunu sürdürebilmek için . daha fazla hayat bilgisine  mi diyelim.

 mustafa:

 kesinlikle sokakta  daha fazla güce gerek var. daha fazla bilgiye. sokağın bilgisine

 çünkü  sokakta herkesle mücadele ediyorsun. legal illegal resmi ve resmi olmayanlarla.

 çünkü sokak paylaşılmış. yer edinmek ve sokakta var olmak adına  ve aynı zamanda kendi bölge sınırlarını korumak adına. bilgi ve pratik zeka  ve acımasızlık .acımasız da  olmak zorundasın.

sokağın poetikası...:

 sokakta var olabilmek için .. acımasız da olmak gerek yani.. çünkü orada var olma koşulları acımasız.

mustafa:

 olabilir dediğin anda bir olay için .işte orda sıçarsın .olmayacak yada olacak.. acımasızlığı sevgi ile karşılayamazsın

sokağın poetikası...:

 seni yaşatmıyorlar nefes aldırmıyorlar öyle değil mi..

mustafa:

 daha çok acımasızlıkla karşılarsın yani..

sokağın poetikası...:

 bir filmde   şöyle bir söz vardı  filmin girişindeydi sanırım jean baudrillard diye bir filozofun sözü  “ bir kötülükle mücadele etmek için daha fazla kötülükle cevap vermek durumundasın,,   öyle bi şey mi bu…

mustafa:

 kesinlikle aynen öyle.. oksijenin bile bu kadar pahalı olduğunu orda öğreniyorsun. her gece ne yaşayacağını nerede dayak yiyeceğini yada nerede tecavüz olayını yaşayacağını bilemezsin. kötülüğe daha fazla kötülükle cevap vermek..

sokağın poetikası...:

  güce güçle kötülüğe kötülükle  karşı koyarsan  güç ve kötülük halen sürüyor olmaz mı peki.. yani aynı dili konuşmak zorunda kalmak…ya da tercih etmek..

mustafa:

 sokaklara karışmasalar aslında hiç bi şey olmaz.

ilk şiddeti her zaman devlet kullanıyor zaten öyle değil mi.. 

sokağın poetikası...:

 evet oraya gelelim .şiddetin kaynağına .öncesi aile  mi

şiddetin  okulda öğretmenler anneler babalar vs.

 

 

mustafa:

 tüm bunların hepsi biraz  polise benzemiyor mu .bi düşünsene..

  polisin  şiddetinden kaçan çocuk daha büyük bir şiddetle karşılaşıyor..

  sonra psikologlar bu çocuklar  ailelerinden  şiddet yüzünden kaçtı diyorlar.bu büyük bir yanılma  şiddet var olduğumuzda doğduğumuzda başlıyor . ilk şiddet  kıçımıza tokat atmakla mesela yaşıyor mu yaşamıyor mu .sesi var mı yok mu ..

sokağın poetikası...:

 evet

 oralara kadar gider yaşamın ilk kaynağına.doğaya.

mustafa:

 sonra aile öğretmen vs.. sırayla gidiyor

sokağın poetikası...:

 doğaya  bu başka bişey ama . biri pozitif mi desek  zaten doğal olan yani. diğeri ise uygulanmazsa  yerine bir şey konulabilecek olan şiddet yani baba çocuğunu dövmese   polis seni dövmese  olur..olabilir  mümkün değil mi bu..

mustafa:

 belki diğer çocuklar için geçerli neden olabilir ama.

sokağın poetikası...:

 polisin başka bir dili olamaz mı..

 babaların başka bir dili..

mustafa:

   bir şekilde  korkutulduk. masallarımızda   cinler periler  sonra babalar  polisler zincirleme giderler. dil konusuna gelince  baba ile polisin dili  aynı zaten..

  toplumun dili de aynı . burada çocuğun dili yok.

sokağın poetikası...:

 bir şiirinde  şöyle diyor ergin günçe  . “çocuk faşizmi yanağında tanır  ,,

mustafa:

doğru. konuşamayan çocuk sokağa haykırıyor. sokağa kusuyor.

sokağın poetikası...:

 yani faşizm  taa oralardan mı başlıyor..

mustafa:

 elbet . belki de en demokratik olan yer  yine sokaklar.

sokağın poetikası...:

 tokatın kimin yanağına kimin attığının ne önemi var ki .öyle değil mi ..

baba polis devlet..

mustafa:

 faşizmle mücadele ediyon .çocuk içinde bu böyle . büyükler için de.

sokağın poetikası...:

 evet bu büyüklükle büyümeyle ilgili değil devreden  bi durum sanki

 devlet şiddet hep devrediyor durmadan..

mustafa:

 aslında bir başkasının faşizmi içinde ezilmektense bilinçsizce de olsa çocuklar kendi faşizmini üretiyor kime karşı  yine onlara faşistçe yaklaşanlara karşı.

sokağın poetikası...:

 evet bu sıradan faşizm olmuyor mu yine. var olmak için uygulanan faşizm

 hepsi aynı bence . çocuğun çocuğa uyguladığı  faşizmde çocuk elbet faşizm olduğunun bilincinde olmadan habersizce uyguluyor bunu  haklısın..

mustafa:

 bunun bir kavram olarak faşizm olduğundan habersiz ama

sokağın poetikası...:

evet  zaten yaklaşık olarak onu söylemeye çalışmıştım ben de..sokakta var olmanın bir biçimi olarak bir başka dil bulunamadığı zamanlarda geçerli bu..

 mustafa:

ben ne zaman kavradım işte o zaman . gözaltına farklı nedenlerden dolayı alındım

 ne zaman kitap okudum aç kaldım. sokak çocuğundan da devrimci olur muymuş diye dalga geçtiler polisler. ben de onlar  devrimcileri sevmiyor diye devrimci olmaya çalıştım. bilinçsizce olsa bu   sonra bilince çıkardım tabi . gözümün önünde  polise biri taş atsa bende atardım..

sokağın poetikası...:

 zaten hep göz önünde  değil miydi her şey …

evet ama ben sadece gıcık olduğum için taş atardım.

sokağın poetikası...:

 bu bir refleks.grup dinamiği  dayanışma dili değil mi..

mustafa:

 dayanışma ortak dilden çıkar.

 ama benim derdim başka sadece gıcıktım polise.. diğerleri ise bir bilinçle taş atarlardı.

sokağın poetikası...:

 evet anlıyorum. sen ne zaman devrimci olmaya karar  verdin peki..

 birileriyle mi karşılaştın  sokakta . taş  atmaya gelicez yine  unutma..

 yani bilinç değişikliği okumayla mı başladı . sinemaya mı gittin. ne yaptın..

mustafa:

 aslında her şey annemle başladı.bana  her şeyi o öğretti. onun benim için mücadelesi burada çok kişiye esin kaynağı oldu. okuyan bilgili bir kadındı. ama  sokakta  öğrendim devrimcileri.    kimsenin ulaşamadığı  yazarlara  ben ulaşırdım.sokakta karşılaşır ve sorunlarımı paylaşırdım.ulaştığım  o insanlarla konuşa konuşa bana kitap vere vere bu hale geldim. ee   sana geldiğimde de  senden de öğrendim.

sokağın poetikası...:

 eyvallah . ben de daha çocuğunu sizlerden sokaktaki çocuklardan öğrendim.daha oralara gelmeyelim  on beş öncesindeyiz hala..neyse..

 sokağın poetikası...:

 annen senin için çok değerliymiş. ve halen de öyle..

mustafa:

  aynen öyleydi  annem .evet hala..

sokağın poetikası...:

 anne ile sokak arasında  kalmak çok zor olsa gerek

 mustafa:

 annem biraz hippiydi.. hippi bir kadındı. elele tutuşur delilik yapardık beyoğlu’nda.

 bir çok tanıdık arkadaşı vardı. şair orhan alkaya mesela.. cezmi ersöz ve daha adlarını bilmediğim yazar çizer tayfası.. yani  bunlar bir tesadüf değildi belki evet var

sokağın poetikası...:

orhan alkayaevet benim de arkadaşım.

sokağın poetikası...:

 can baba var bi de  senin daha önce bahsettiğin onunla ilgili de çok anıların olmalı

 paylaşmak istersen ..

mustafa:

evet var can baba ile ilgili..

mustafa:

 yalnız burda duralım. daha meksika bolivya tayland yunanistan maceralarım var.

sokağın poetikası...:

  51.şehrin hikayesi var. adıyaman var. menzil var .o güneşin doğuşu vs...

 mustafa:

 izmir ,antalya,  datça , konya ,mevlana vs.

şimdi şehir kalmadı..

sokağın poetikası...:

 devlet memurluğu var.

zeki müren parkında  yatıp  sokak çocuklarıyla ilgili  konferansa  katıldığın hikaye..

mustafa:

 reddedişlerim..tiyatro.ankara süleyman demirel .mesut yılmaz ile görüşmeler..

ve  umay umay,,,,,,,,,,,,,,,,,,

sokağın poetikası...:

aklımda..                                                                                                                                                                    

                                                                                                              sürecek…                                                                                                                                                                    

       

37
0
0
Yorum Yaz